|
İsveç'te halı kullanımı 1975'ten beri düşmekte, fakat buna mukabil yazarlar, alerjik reaksiyon oluşumu ve halk arasındaki çevresel duyarlılığın da arttığına işaret etmekte. 1970'lerin ortalarında halının İsveç yer döşemesi pazarındaki yeri %40 iken 1992'de sadece %2 idi. 1994'te de çok küçük bir artışla %6,3 oldu. Bu oran hala birçok Avrupa ülkesi ve A.B.D. ile kıyaslandığında çok azdır.
Tekrar 70'lere geri dönersek, döşenmiş halıların, alerjikler için bir çoğalma yeri ve kirleticiler için bir kaynak olduğu yönünde İsveç'te yoğun bir söylenti vardı.
Bu durum iki farklı grubun doğmasına yol açtı. İlk grubu Alerji ve Astım Hastaları Derneği, tıbbi araştırmacılar ve alıcılar oluşturdu. İkinci grup ise halı sağlayıcıları ve üreticileri, tıbbi araştırmacılar ve Fiber ve Polimer Araştırmaları Enstitüsü (Institute for Fibre and Polymer Research) oldu.
İkinci grubun çalışmaları doğrultusunda halının iç mekandaki tıbbi-hijyenik özelliği hakkında birçok haber çıktı. Rylander adında bir yazar aşağıdaki bulgularını yazdı:
o Alerjiklere karşı korunmasızlık seviyesi genel olarak mekandaki fiziksel aktiviteye göre değişir. o Halı bu bağlantıda çok küçük bir role sahiptir. o Havada uçuşan partikül miktarı büyük oranda havalandırma tipine göre değişkenlik gösterir. Fakat havadaki partikül miktarı halı üzerinde yüksek seviyede fiziksel aktivite ile artar.
Bu bulgular ilk grubun, halı üzerinde yürünmesi vasıtasıyla havaya karışan partiküllerin hassas insanlarda alerjik reaksiyona yol açtığı iddialarını yok etmedi. Bu iddia bazı tıbbi eksperlerden destek görüp, alerji hastaları derneğinin yinelemeleriyle kabul gören bir gerçek halini aldı. Ve bu da insanların halı satın alırken ihtiyatlı davranmasına yol açtı.
Bundan sonra İsveç'te halı ithalat-ihracat oranlarında dramatik bir düşüş yaşandı. Alerji ve Astım Hastaları Derneği okullarda ve diğer kamu binalarında halının yasaklanması teklifinde bulundu. Güçlü bir lobi başladı. 1977 - 1978 arası İsveç parlementosunda, kamusal binalarda halının kullanımının tamamen yasaklanması veya sınırlandırılması ile ilgili pek çok başarısızlıkla sonuçlanan öneri görüşüldü.
Fakat son yapılan araştırmalar, 1975'ten bu yana İsveç'te halı kullanımının gittikçe DÜŞTÜĞÜ, buna mukabil alerjik reaksiyon vakalarında ciddi bir ARTIŞ olduğunu gösterdi. Bu gelişmeler üzerine İsveç halı sağlayıcı ve üreticilerinin birçok temsilcisi Araştırma Komitesine gitti ve 1992'de Enstitü araştırmalarına tekrar başladı.
Enstitü kapalı alanlarda alerjiye sebep olan faktörlerle ilgili çok detaylı bir araştırma yapmıştı. Araştırma neticesinde halının mekan içi hava kalitesine, alerjik reaksiyona sebep olabilecek şekilde direk müdahalesinin olmadığı saptanmıştır.
3 faktör tespit edilmiştir: 1- Yer ve duvar döşemesinin kalitesi 2- Yer döşemesinin temizlenmeye elverişliliği 3- Havalandırma
1990'da en az 10 farklı iş kolundan insanların oturduğu 55 hasta evinde çalışmalar yapılmış, bunlardan ise yalnızca 2 tanesinde yer döşemesi halı olarak çıkmıştır.
Bundan sonra da yapılan bütün araştırmalar, İsveç'teki yaygın inanışın aksine, alerji ve astma ile halı arasında varsayılan ilişkinin bulunmadığı yönünde bulgu ve sonuçlar sunmuştur.
|